Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi, duygusal zorluklar, psikolojik rahatsızlıklar veya akıl ve ruh sağlığında sorun yaşayan kişilere uygulanan bir dizi tedaviyi ifade eder.

Psikoterapinin amacı, hastaların (veya psikoloğa danışanların) duygularını anlamaları ve neyin kendilerini pozitif, endişeli veya depresif hissettirdiğini idrak edebilmeleridir. Bu yolla hastalara zor durumlarla başa çıkabilecek bir donanım kazandırılması amaçlanır.

Genellikle tedavi süresi 1 yıldan azdır ve azimli ve çaba gösteren hastalarda (danışanlarda) olumlu sonuçlar alınır.

Psikoterapi, depresyondan özgüven eksikliğine, madde bağımlılığından aile içi geçimsizliğe kadar pek çok problemin çözümünde yardımcı olabilir. Karşılaştığı sorunların üstesinden gelemeyecek kadar harap ve bitap düşmüş kişiler psikoterapinin faydasını görebilir.

Psikoterapi, ilaç tedavisiyle beraber uygulandığında bipolar bozukluk ve şizofreni gibi hastalıklara karşı etkin bir rol oynayabilir.

Psikoterapide ne gibi yöntemler uygulanır?

Psikoterapi zaman zaman “konuşma tedavisi” olarak da isimlendirilir çünkü ilaçtan ziyade konuşma-diyalog merkezlidir.

Psikoterapinin bazı türleri sadece birkaç seansta sonlanırken bazı türleri ise aylarla hatta yıllarla ölçülebilecek daha uzun bir zamana yayılır. Seanslar genellikle haftada 1 kez ve 1 saat (veya 50 dk.) şeklindedir ve tedavinin özenle yapılandırılmış bir süreç olmasına dikkat edilir.

Seanslar bire bir, çiftler veya grup halinde olabilir. Zaman zaman farklı iletişim kanalları da –dram, öykü veya müzik gibi– kullanılan teknikler arasındadır.

Psikoterapiyi gerçekleştiren kişiye psikoterapist denir. Psikoterapist, bir psikolog, bir evlilik ve aile danışmanı, bir lisanslı sosyal hizmet uzmanı veya zihinsel sağlık danışmanı, bir psikiyatri hemşiresi, bir psikanalist veya bir psikiyatrist olabilir.

Psikoterapiden Kimler Faydalanabilir?

Psikoterapi pek çok insana yardım etmekte kullanılabilir. Aşağıda listelenen belirtiler, bir insanın psikoterapiye ihtiyaç duyduğunun göstergesi olabilir:

• Yoğun bir şekilde yaşanan çaresizlik ve üzüntü hissi.
• Günlük sorunlarla başa çıkamama durumu.
• İşe veya çalışılan şeye genellikle odaklanamama durumu.
• Çok fazla içki içme, ilaç kullanma veya kendine/çevresine zarar verecek seviyede agresif olma durumu.
• Çevresinden/ailesinden yardım almasına rağmen problemlerin devam ettiği hissi.
• Gereksiz yere sürekli endişeli olma durumu.

Psikoterapi Çeşitleri Nelerdir?

Psikoterapide farklı yaklaşımlar ve bunun sonucu olarak farklı teknikler söz konusudur.

Davranışçı Terapi (Davranış Terapisi)

Davranışçı terapi, hastaların, davranışlarındaki değişikliklerin psikolojileri üzerinde ne gibi olumlu etkileri olabileceğini anlamalarına yardımcı olur. Bu terapi temel olarak kişinin olumlu yada sosyalleşmeyi teşvik edici aktivitelere katılımını arttırmaya odaklanır.

Bu yaklaşım öncelikle bireyin içinde bulunduğu aktiviteleri/faaliyetleri değerlendirir ve daha sonra aynı bireyin olumlu deneyimler yaşama şansını arttırmaya çalışır. Burada amaç; istenilen davranışsal tepkilerin, istenmeyenlerin yerini almasıdır.

Davranışçı terapi, psikolojik sıkıntıları özellikle sergiledikleri davranışlardan kaynaklanan bireylere yardımcı olabilir.

Bilişsel Terapi

Bilişsel terapinin dayanak noktası; düşüncelerimizin nasıl hissettiğimizi etkilediği fikridir.
Depresyon durumu, kişinin örneğin –“Hiç bir işe yaramıyorum.” veya “Herşey benim yüzümden kötü gidiyor”– vb gerçeğe dayanmayan, mesnetsiz inançlarından veya düşüncelerinden kaynaklanıyor olabilir. Bu gibi düşüncelerin değişmesi, kişinin olaylara bakış açısını ve duygusal durumunu değitirebilir.

Bilişsel terapi, hastanın, geçmişten ziyade mevcut düşünce ve iletişim kalıplarına bakar.

Bilişsel terapide psikoterapist, hastayı yersiz düşünceleriyle yüzleşmesi, bunları değerlendirmesi ve mevcut olan durumu farklı bir bakış açısıyla ele alması yönünde teşvik eder.

Bilişsel terapi, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB- İng PTSD) gibi durumların tedavisinde kullanılabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT- İng CBT) ise bilişsel ve davranışçı terapileri bir araya getirerek, hem duygu ve düşüncelere hem de davranışlara odaklanır.

Kişiler Arası İlişkiler Terapisi

Bu yaklaşım kişiler arası ilişkilere odaklanır. Örneğin mevcut depresyon, kişinin başkalarıyla ilişkilerinden kaynaklanıyor olabilir. Başkalarıyla ilişkilerini geliştirecek, ilişki kalıplarını değiştirecek yöntemler, kişinin depresyonun üstesinden gelmesine olanak sağlayabilir.

Terapist ilk olarak hastanın ilgili duygu ve hislerini belirlemesine ve bunların neden kaynaklandığını anlamasını amaçlar. Daha sonra ise bu duygu ve düşüncelerini daha sağlıklı bir şekilde ifade etmesinde hastaya yardımcı olmaya çalışır.

Mesela, ihmal ediliyormuş hissine kapılıp bunun neticesinde sinirlenen bir kişi, sevilen bir kişiden gelecek olumsuz bir tepkiyi tetikleyebilir.

Bu davranışa alternatif olarak, aynı birey duygularının incindiğini daha sakin bir şekilde ifade edebilirse, karşı tarafın olumlu tepki verme şansı yükselir. Bu şekilde hasta, kişiler arası ilişkilerden kaynaklanan problemleri yeni bir bakış açısı ve farklı bir yaklaşımla daha iyi anlayabilir ve bunların daha yapıcı bir şekilde üstesinden gelebilir.
Kendi zararına başkalarını mutlu etmek için hevesli olan bireyler veya etrafındaki insanlarla çok yüzeysel ilişkilere sahip olduğunu düşünen bireyler bu tedavi yönteminden fayda görebilirler.

Aile Terapisi

Bir aile terapisti, söz konusu semptomları aile boyutunda ele alır. Bazı durumlar ailecek tedaviyi gerekli kılar. Buna evlilikle ilgili sorunlardan kaynaklanan depresyon örnek olarak gösterilebilir.

Davranışçı Terapi, Bilişsel Terapi ve özellikle de Kişiler Arası İlişkiler Terapisi, aile terapisinde kullanılabilir.
Davranışsal bozukluklara ve psikolojik rahatsızlıklara yol açan aile içi davranışsal kalıpların teşhis edilmesi, aile bireylerinin olumsuz adet ve alışkanlıklardan vazgeçmelerine yardımcı olabilir.

Aile terapisi genellikle aile içi iletişimin geliştirilmesine odaklanır. Katılımcılar yeni dinleme ve soru sorma yöntemlerinin yanı sıra, savunmacı bir tavır takınmadan sorulan sorulara nasıl açıklıkla cevap verebileceklerini öğrenirler.

Aile terapisi genelde aile bireyleriyle, çiftler halinde veya teke tek olarak, mevcut problemleri tartışma ve çözüm üretme seansları içerir.

Grup Terapisi

Grup terapisi seanslarında genellikle bir terapist ve 6-12 arası katılımcı bulunur. Katılımcıların birbirine çok benzer sorunları vardır ve terapistin yanısıra aynı gruptaki diğer katılımcıların benzer sorunlar karşısında nasıl hareket ettiklerini, verilen tavsiyelerle ilgili geribildirimlerini öğrenmekten bütün katılımcılar fayda görür.
Benzer sorunlar hakkında başka insanların geribildirimleri bireye yeni bir perspektif kazandırabilir ve buda değişime ve iyileşmeye olanak sağlayabilir.

Grup terapisi özellikle sorunları yüzünden izole edilmişlik hissine kapılan insanlara faydalı olabilir.
Bu tip bir gruba katılma fikri her ne kadar ürkütücü gibi görünse de, bu katılım; insanlara yalnız olmadıklarını ve benzer problemlerden muzdarip başka insanlar da olduğunu görmelerini sağlar. Grup terapisinde, destek hissi oldukça güçlüdür ve katılımcılar genel olarak bu uygulamadan çok fayda gördüklerini belirtirler.

Psikodinamik Terapi

Psikodinamik terapi, veya iç görü odaklı terapi, söz konusu davranışın/durumun derinlerde yatan sebeplerine odaklanır. Örneğin, kişinin yetiştirilmesinden veya daha önceki hayat tecrübelerinden kaynaklanan ve aynı kişinin hal-i hazırdaki davranışlarını etkileyen sebepler.

Burada amaç, kişinin öz farkındalığını arttırmak ve geçmişin bugünü ne şekilde etkilediğini anlayabilmektir.
Bireyin geçmişte kalan ilişkilerden kaynaklanan çözülmemiş sorunlara ve semptomlara odaklanması amaçlanır. Çözülmemiş problemler, alkol veya madde bağımlılığı gibi semptomların altında yatan ana sebep olabilir.
Bu yöntemle; farkında olunmayan motivasyonları, ihtiyaçları ve savunmaları keşfetmek yoluyla insanların duygusal sıkıntılarının kaynağını anlamalarına yardımcı olunabilir.

Psikodinamik terapi, diğer psikoterapi yöntemlerinden faydalanamamış kişilere de yardımcı olabilir.

Psikoterapi Her Zaman Sonuç Verir mi?

Psikoterapinin kişiye sağladığı menfaatlerden birisi konuşabileceği birilerine ulaşmasıdır. Bu, zor problemlere farklı bir bakış açısı sunabilir ve insanların çözüm yolunda ilerlemesine yardımcı olabilir.
Bireyler kendilerini, amaçlarını ve değerlerini daha iyi anlamaya başlayabilir ve diğer insanlarla olan ilişkilerini geliştirme becerileri edinebilirler.

Yemek yeme bozukluğu veya herhangi bir fobi gibi belirli problemleri çözmeye yardımcı olabilir.
Psikoterapinin işe yaraması için, bireyin seans sırasında aktif olarak rol alması ve seans sonrasında ise kazanılan yeni becerileri ve tavsiye edilen yöntemleri uygulama gibi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.

Psikoterapinin Sonuç Vermesini Sağlayan Nedir?

Psikoterapi iki yönlü bir süreçtir ve katılımcıyla psikoterapist arasında karşılıklı güvene dayalı bir ilişki olmalıdır.
Bu süreçten faydalanabilmek için, kişi öncelikle böyle bir süreçte yer almayı istemelidir. Daha sonra ise, seanslara katılmalı, semptomları izah ederken dürüst olmalı ve verilen yükümlülükleri yerine getirmeye istekli olmalıdır.
Bazı katılımcılar beklemedıikleri veya pek istemedikleri değişiklerle karşılaşabilirler.

Bazı insanlar, pek hoş olmayan olayları yeniden yaşamak istemeyebilirler (istenmeyen olayları hatırlamak gibi), fakat bu bütün psikoterapi teknikleri için geçerli değildir.

Hiç bir terapist, istenmeyen bir hatıranın aniden su yüzüne çıkacağı zamanı önceden tahmin edemez, fakat böyle bir durum ortaya çıkarsa, terapist gereğini yapacak donanıma sahiptir.

Psikoterapi zaman alıcı ve pahalı görünebilir. Eğer tedavi gerekli görülürse, yasa gereği sigorta şirketleri bu tedavi giderlerini de diğerleri gibi (iç hastalıkları, ortopedi vb.) karşılamak zorundadır. Ancak, “makul ve uygun” veya “tıbben gereklilik” durumunun tanımı bazen değişkenlik gösterebilir. Bir terapiste yönlendirme aile hekimi tarafından yapılabileceği gibi, internet üzerinden de insanlar bir terapiste ulaşabilir.

Kaynak: https://www.medicalnewstoday.com/articles/156433.php

Psikolojik Danışmanlık İçin Gsm: 0505 495 4727
Yazar Hakkında
Toplam 13 yazı
Yusuf BAYALAN
Yusuf BAYALAN

Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN, İstanbul Bakırköy ve Beylikdüzü’nde ofis ortamında hizmet veriyor. Aynı zamanda online danışmanlık hizmeti de veriyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Arama Yap