Panik Atak Nedir?

“Birdenbire, hiçbir sebep olmaksızın muazzam bir korku hissettim kalbim titriyordu, göğsüm acıyordu ve nefes almam zorlaşıyordu, öleceğimi sanıyordum.”

“Çok korkuyorum … Hissetmeye her başladığımda, midemdeki o korkunç duyguyu hissediyorum ve bir başka panik atak geliyor ya da başka, bilinmeyen korkunç bir şey yaşanacağından korkuyorum.”

Panik atak deneyimleri

Panik atak belirtileri genellikle aniden başlar ve şunları içerir:

  • hızlı kalp atışı,
  • göğüste tatsız bir his,
  • nefes darlığı,
  • baş dönmesi,
  • mide bozukluğu,
  • karıncalanma
  • ciddi endişe

Panik bozukluğu kesinlikle ciddi olsa da, fiziksel olarak hemen tehditkar sayılmamalı.
Çeşitli etkili ilaçlar ve belirli psikoterapi biçimleri de dahil olmak üzere çeşitli tedaviler mevcuttur.
Panik atak yaşayan insanlar, alkol, kafein ve yasadışı uyuşturucular gibi tetikleyicilerin önlenmesinin yanı sıra, endişeyi azaltmaya yardımcı olmak için aerobik egzersiz gibi stres yönetim teknikleri ve birtakım yaşam tarzı değişikliklerinden yararlanabilirler.

Panik Atak Nedir?

Yukarıdaki ifadeler, panik atağın nasıl hissettirdiğine dair örneklerdir. Panik ataklar, anksiyete bozukluğunun belirtileri olabilir. Tarihsel olarak panik, II. Ramses’in MÖ 1213’te Mısır’da ölümüne gösterilen tepki ve Yunan mitolojisinde insanların, sürü ve çobanların tanrısı olarak bilinen, yarı insan-yarı keçi şeklindeki Pan’ı görmelerine verdikleri tepki örnek gösterilerek eski uygarlıklarda da tanımlanmıştır. Ortaçağdan sonra Rönesans Avrupa’sında, daha sonra melankoli olarak adlndırılan şiddetli kaygı, bu gibi şeylerin tanımlamalarında depresyon ile birlikte gruplandırılmıştır. 19. yüzyılda panik belirtiler nevroz olarak tanımlanmaya başlandı ve nihayetinde psikiyatride panik kelimesinin kullanılmasına başlandı.

Bu belirtiler Amerika’da ciddi sağlık problemidir. Yetişkin Amerikalıların en az yüzde 20’si (yaklaşık 60 milyon insan), yaşamlarının bazı noktalarında panikten şikayet etmektedirler. Yine yetişkin Amerikalıların yüzde 1.7’si (yaklaşık 3 milyon insan) hayatlarının bazı dönemlerinde panik bozukluk yaşamaktalar (Kadınlar erkeklere göre iki kat daha fazla). İnsanların ilk panik atakları yaşadıkları en yaygın yaş grubu 15 -19 yaş aralığıdır. Panik atakları, diğer anksiyete türlerinden önemli derecede farklıdır; panik ataklar çok ani ve genellikle beklenmediktir, yönlendirilmemiş gibi görünür ve genellikle insanı devre dışı bırakır.

Çocukluk çağı panik bozukluğu olguları arasında, çocukların yaklaşık % 0,7’sinin panik bozukluk yaşadığını ya da genellenmiş anksiyete bozukluğu mağduru olduğunu ve bunun görülme sıklığının ergenlerin yarısı kadar olduğunu içermektedir. Panik, erkeklere kıyasla kadınlarda iki kat daha fazla görülürken, erkek ve kızlar bu durumu eşit sıklıkta geliştirirler.

İlk panik atak yaşanması, örneğin araç kullanırken, kalabalık bir merkezde alışveriş yaparken veya asansördeyken, bu durumlarla ilgili fobiler gibi irrasyonel korkular geliştirilmesine neden olur ve bunlardan kaçınmaya başlar. Sonunda başka bir panik atak olasılığı hakkında kaçınma ve gerginlik seviyesi, ilk panik atak yaşanmasından hemen önceki aktivitelere katılma düşüncesinin gelecekteki panik atakları yine tetikleyeceği düşüncesine dönüşebilir ve panik bozukluk araç kullanma ve evden dışarı çıkma konusunda kişinin potansiyel olarak başarısız olmasına neden olabilir. Böylece agorafobili panik atak ve agorafobisiz panik atak olarak iki panik bozukluktan bahsedilebilir. Panik bozukluk diğer zihinsel sağlık sorunlarında olduğu gibi, birey etkili bir tedavi görmedikçe kişinin günlük yaşamı üzerinde ciddi bir etkiye sahip olabilir.

Çocuklarda panik ataklar, çocuğun okul notlarının düşmesine, okuldan kaçınmasına ve ebeveynlerden ayrılmasına neden olabilir; ayrıca muhtemelen madde bağımlılığı, depresyon veya intihar düşünceleri, planları ve / veya eylemleri yaşayabilir.

Panik ataklar ciddi midir?

Evet, panik ataklar insanı gerçek ve potansiyel olarak ve oldukça duygusal olarak etkisiz hale getiriyor. Neyse ki, belirli tedavilerle kontrol edilebilirler. Panik ataklara eşlik eden rahatsız edici fiziksel belirtiler ve semptomlar, kalp krizi veya bazı hayatı tehdit eden tıbbi problemlerle karıştırılabilirler. Aslında, göğüs ağrısı nedeniyle acil servis odalarını ziyaret edenlerin% 25’i aslında panik yaşıyor. Bu durum, bu semptomu olan kişilerin sıklıkla kapsamlı tıbbi testlerden geçmesine neden olarak fiziksel koşulları ekarte etmeye neden olabilir. Ne yazık ki, bazen bu kişilerin% 90’ından fazlasına panikten muzdarip olarak uygun teşhis konulamamaktadır.

Sevenleri ve tıbbi personel genellikle panik atak hastasını, büyük tehlike altında olmadığı konusunda rahatlatmaya çalışmaktadırlar. Bu rahatlatma çabaları bazen hastanın panikle mücadelesine katkıda bulunabilir. Eğer doktorlar hastaya “ciddi bir şey değil”, “hepsi sizin kafanızda”, “kaygılanacak bir şey yok” gibi şeyler söylerse, gerçek bir problem olmadığıyla ilgili yanlış bir dönüt vermiş olurlar, hastalar yardım almadan bu semptomların üstesinden gelebileceklerine, tedavinin gerekli ve mümkün olmadığına inanırlar. Daha doğrusu panik ataklar kesinlikle ciddi olabilir ancak herhangi bir organımız tehdit altında değildir. Bu nedenle panik atak krizi sırasında panik bozukluğuna yardım etmek için ne yapacaklarını merak eden insanlar; panik atak geçiren kişiye, hayatı tehdit edici olmadığını, tedavi edilebilen bir rahatsızlık olduğunu söyleyerek, korku ve semptomlarının yoğunluğunun farkına vararak daha etkili bir yaklaşım sergileyebilirler.

Panik atakların nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?

Yetişkinler, gençler veya çocuklardaki panik ataklar için spesifik nedenler olmamakla birlikte diğer duygusal belirtiler gibi panik, biyolojik zayıflıkların, düşünme biçimlerinin ve sosyal stres faktörleri gibi çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun sonucu olarak anlaşılmaktadır. Bir panik bozukluğu teorisine göre, vücudun bir tehdide yanıt vermesine izin veren zihinsel ve fiziksel mekanizmaları olan normal “alarm sistemi”, herhangi bir tehlike olmadığında tetiklenebilir. Bilim adamları, buna neyin sebep olduğunu ya da bazı kişilerin neden soruna diğerlerinden daha duyarlı olduklarını bilmiyorlar. Panik bozukluğunun ailelerde görülmesi ve bu durumun kimde gelişeceğinin belirlenmesinde kalıtımın (genetik) rol oynadığı anlamına gelebilir. Bununla birlikte, ailesinde panik bozukluk olmayan birçok insan bunu kendiliğinden geliştirebilir. Çalışmalar marihuana gibi uyuşturucuların ve çinko veya magnezyum eksiklikleri gibi beslenme yetersizliklerinin de panik bozukluğu gelişimi için risk faktörleri olabileceği şeklinde sonuçlar göstermektedir.

Yoksulluk ve düşük eğitim düzeyi anksiyete ile ilişkili olma eğilimindedir, ancak bu faktörlerin kaygıya neden olup olmadığı veya endişe kaynaklı olup olmadığın belirsizdir. Bazı istatistikler, ABD’deki dezavantajlı etnik azınlıkların panik bozukluk gibi içselleştirici bozukluklardan, çoğunluk nüfusundan daha az sıkıntı çektiği yönünde görüş bildirmektedir. Diğer araştırmalar gösteriyor ki panik atağın dezavantajlı gruplarda az görülmesi etnik grupların yoğun bir şekilde korku ve panik atak belirtilerini ve semptomlarını nasıl yorumladığı yönündeki farklılıklarından kaynaklanıyor olabilir. Araştırmacının semptom ifadesinde etnik farklılıkları uygun bir şekilde tanıması ve anlaması konusundaki güçlüklerin, bildirilen panik ve diğer içselleştirici bozuklukların etnik farklılıklarında rol oynadığı düşünülmektedir.

Psikolojik olarak, panik atak veya başka bir kaygı bozukluğu geliştiren insanlarda anksiyete duyarlılığı denilen şeylerin geçmişi daha olasıdır. Kaygı duyarlılığı, bir kişinin kaygı ile ilişkili bedensel duyumların (kısa göğüs ağrısı veya mide rahatsızlığı gibi) korkunç kişisel sonuçlara yol açabileceğini düşünmektir (örneğin otomatik olarak kalplerinin duracağı veya atacağı anlamına geldiğine inanma eğilimi). Toplumsal açıdan bakıldığında, ergen ya da yetişkin olarak panik bozukluğu geliştirmenin bir risk faktörü, fiziksel olarak ya da cinsel olarak çocukken istismara uğradığımız bir geçmiş olabilmektedir. Panik bozukluğunun diğer anksiyete bozukluklarına kıyasla daha fazla olmasının nedeni budur. Genellikle, ilk ataklar, fiziksel hastalıklarla, başka bir büyük yaşam stresiyle veya belki de korku reaksiyonlarında rol alan beynin aktivitesini artıran ilaçlarla tetiklenir.

Yetişkinler, gençler ve çocuklardaki panik atak belirtileri ve bulguları nelerdir?

Yukarıdaki ilk örnekte anlatıldığı gibi, panik atak belirtileri herhangi bir neden olmadan aniden gelişir. Bunlar arasında fiziksel ve duygusal belirtileri sayacak olursak:

  • Kalp çarpıntısı,
  • Göğüs ağrıları,
  • Mide bozukluğu,
  • Baş dönmesi, vertigo, mide bulantısı,
  • Hiperventilasyon,
  • Nefes darlığı, dumanda boğuluyor hissi,
  • Boğulma hissi,
  • El karıncalanması veya uyuşukluk,
  • Vücudun hızlı bir şekilde sürekli terleyip soğuması / titreme,
  • Algılama bozuklukları, vücuttan ayrılma hissi,
  • Terör hissi, (düşünülemez derecede korkunç bir şeyin gerçekleşmek üzere olduğunun ve bunu önlemek için güçsüz olduğunun hissedilmesi),
  • Kaçma ihtiyacı,
  • Semptomlarını nasıl kontrol edeceğini bilmemekten endişe duyma, semptomların utanç verici olduğunu hissetme,
  • Ölüm korkusu.

Panik atak süresi çok değişebilir, ancak genellikle 10 dakikadan fazladır. Bir panik, bir kişinin tahammül edebileceği en üzücü koşullardan biridir ve semptomları kalp krizi ile benzetilebilir. Tipik olarak bir panik atak yaşayan daha sonra yenilerini de yaşamaktadır ve herhangi bir fiziksel ya da duygusal neden olmadan ataklar tekrar ederse; o kişinin davranışları ataklardan dolayı olumsuz şekilde değişir ve başka bir atak yaşamaktan ciddi endişe duyar. Bir dizi başka duygusal sorunlar da panik atak yapabilir. Bu hastalıklardan bazıları Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), şizofreni, zehirlenme veya alkolden ve bazı diğer kötüye kullanılan ilaçlardan kaynaklanabilir.

Tiroid anormallikleri ve anemi gibi bazı tıbbi durumların yanı sıra bazı ilaçlar da ciddi anksiyete yaratabilir. Bu tür ilaçlara örnek olarak metilfenidat (Ritalin) veya amfetamin tuzları (Adderall) gibi uyarıcılar, metformin (Glükofaj) ve insülin gibi diyabet ilaçları, kinin gibi antimaleal ilaçlar ve ayrıca deksametazon (Decadron) gibi kortikosteroid yoksunluğu sayılabilir. Panik bozukluğu olan bireylerin, mitral kapak prolapsusu (MVP) adı verilen kalp kapak anormalliğine yakalanma riskinin yüksek gibi görünmesi nedeniyle, bu ihtimal bir doktor tarafından araştırılmalıdır çünkü MVP, birey herhangi bir diş problemi için tedavi altına alındığında bile özel tedbirlerin alınmasını gerektirebilir. Panik atakların gelişimi, tek başına veya gıda boyaları ile kombinasyon halinde aspartam gibi gıda katkı maddelerinin kullanımına atfedilirken, bu maddelerin bu bozukluk üzerindeki rolünü daha iyi anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Uyku esnasında ortaya çıkan, gece panik atakları olarak da adlandırılan anksiyete saldırıları, gündüz panik ataklara göre daha az görülürken, gündüz panik ataklarına maruz kalanların yaklaşık% 40-70’ini etkiler. Bu semptom da önemlidir çünkü uyku sırasında panik belirtileri çeken insanlar, panik ile ilişkili olarak daha fazla solunum sıkıntısı çekerler. Aynı zamanda, geceleri panik atak yaşamayan insanlara kıyasla depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklardan daha fazla semptom yaşamaya meylederler. Gece panik atakları, ani bir korku ya da korku hali ile belirgin bir sebep olmadan aniden uykudan uyanmaya neden olur. Uyku apnesi ve diğer uyku bozuklukları olan kişilerin aksine, gece panik hastaları panik ataklarının diğer tüm semptomlarına sahip olabilirler. Gece panik ataklarının süresi 10 dakikadan az olma eğilimindedir ancak bunları yaşayanlar için tamamen sakinleşmek çok daha uzun sürebilir.

Ergenlerde panik bozukluk, yetişkinlerde olduğu gibi benzer belirtilere sahip olma eğilimindeyken, bu durumun küçük çocuklarda semptomların düşünce tabanlı veya sözde kognitif yönleri içermesi daha az olasıdır. Özellikle, gençlerin gerçek dışı hissetmesi (depersonalizasyon) veya sanki rüya gibi bir yerde (derealizasyon) çalışıyormuş gibi hissetmesi ya da delirmekten veya can çekişmekten korkması daha muhtemeldir.

Kadınlarda panik atak belirtileri, kaygı uyandıran durumlardan daha fazla kaçınmayı, daha sık nüks etmeyi içerir ve erkeklerde panik atak belirtilerine kıyasla tıbbi tedaviye daha sık neden olur. Panik atak sıklığı, gebelik sırasında artabilir, azalabilir veya değişmeden kalabilir.

Sağlık uzmanları panik bozukluğunu nasıl teşhis eder? Bu durumu ne tür doktorlar tedavi ediyor?

Çeşitli tıbbi ve zihinsel sağlık profesyonelleri, panik bozukluklarını değerlendirmek ve tedavi etmek için niteliklidir. Acil servis doktorlarından, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve psikiyatrlar gibi zihinsel sağlık eğitimine sahip uygulayıcılara kadar çeşitli sağlık görevlileri panik bozukluğu hastalarının bakımı için görev alabilirler. Bazı uygulayıcılar panik bozukluğundan şüphelenilen kişilere tarama soruları şeklinde kendi kendine test yaptırırlar. Atak yaşayan kişinin geçmişi hakkında detaylı sorular sormaya ve zihinsel durum muayenesi düzenleyerek tekrarlayan panik atak belirtileri aramaya ek olarak, zihinsel sağlık uzmanları, bireyin semptomlarına panik bozukluk teşhisi koymak yerine, başka bir duygusal hastalığın neden olduğu olasılığını keşfedeceklerdir. Örneğin, bir bağımlılığı olan insanlar sık ​​sık panik atak geçirirler, ancak bu belirti özellikleri genelde yalnızca kişi sarhoş olduğunda veya maddeyi kullandığında ortaya çıkar. Pratisyen, panik atakların oluşumuna katkıda bulunabilecek herhangi bir tıbbi sorunun olup olmadığını araştırmak için yakın zamanda bir fiziki muayene ve diğer uygun tıbbi testlerin yapılmasını sağlayacaktır. Birçok tıbbi durum bir semptom olarak panik atak yapabileceğinden ve bu nedenle anksiyetenin hafifletilmesi için altta yatan tıbbi durumun tedavi edilmesini gerektiğinden, bu özellikle önemlidir. Buna örnek olarak Lyme hastalığı ve kansızlığın bazı türlerinde yapılan vitamin takviyeleri gibi enfeksiyon durumları için antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulmaktadır.

Tavsiye Bağlantı: Panik Atak İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

Panik atağın tedavisi nedir? Hangi ilaçlar panik atakları tedavi ediyor?

Yıllarca süren araştırmalar sonucunda, panik atak geçirenlere semptomların nasıl kontrol edilebileceğini öğretecek çeşitli tedaviler vardır. Buna etkili tıbbi tedaviler ve belirli psikoterapi biçimleri dahildir. İlaçlar açısından, seçici serotonin geri alım inhibitörü (SSRI), seçici serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SSNRI) ve benzodiazepin ilaç ailelerinin spesifik üyeleri ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından etkili panik atak tedavisi için onaylanmıştır. Bu tür ilaçlara örnek olarak SSRI grubundan fluoksetin (Prozak), sertralin (Zoloft), paroksetin (Paxil), esitalopram (Lexapro), sitalopram (Celexa), vortioksetin (Brintellix) ve vilazodon (Viibryd), duloksetin (Cymbalta) SSNRI grubundan venlafaksin (Effexor), desvenlafaksin (Pristiq) ve levomilnasipran (Fetzima) ve benzodiazepin grubundan klonazepam (Klonopin) ve lorazepam (Ativan) kullanılmıştır. Alprazolam (Xanax) sıklıkla panik atakların tedavisinde kullanılır, ancak kısa süreli etki gösterdiği için bazen günde birkaç kez almak zorunda kalınabilir. Beta bloker ailesinden alınan ilaçlar (örneğin, propranolol [Enderal]), panik atak ile ilişkili kalp atış hızı gibi fiziksel semptomları tedavi etmek için bazen kullanılır. Şiddetli panik atak geçiren bazı kişiler başlangıçta nöbetleri tedavi ettiği tespit edilen gabapentin (Neurontin) veya risperidon (Risperdal), olanzapin (Zyprexa), ketiapin (Seroquel), aripiprazol Abilify), paliperidon (Invega), asenapin (Saphris), iloperidon (Fanapt) veya lurasidon (Latuda) tedavisinden fayda görebilirler.

SSRI’lar ve SSNRI’lar kullanıma girmeden önce, trisiklik antidepresanlar (TCAs) olarak bilinen gruptaki ilaçlar genellikle panik bozukluğu kontrol etmek için kullanıldı. TCA’ların panik atakların tedavisinde eşit derecede etkili olduğu tespit edilse de, SSRI’lar ve SSNRI’lerin daha güvenli ve iyi tolere edildiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle, TCA’lar daha önce olduğundan daha az kullanılır.

Yakınan gözlenen uygun kişide kullanıldığında, ilaçlar panik bozukluğun tedavisinde kısmen etkili olabilir. Bununla birlikte, yutulan herhangi bir şey yan etki riski taşıdığından, panik atak geçiren bireylerin, ilaçlarla tedavisinin uygun bir müdahale olup olmadığına karar vermek için reçete yazan sağlık uzmanıyla birlikte çalışması önemlidir ve eğer öyleyse ilaçlar verilmelidir. Tedavi gören kişi yan etkilerin hafiften şiddete kadar değişebileceği olasılığı ve hatta hayati tehlike oluşturma riski açısından yakından izlenmelidir. İlacın panik atak tedavisi gören bir annenin fetüsü için muhtemel riskler yüzünden, psikoterapi mümkün olduğunca gebelik sırasında denenmelidir ve ve ilaç tedavisi riski, gelişmekte olan bir fetusun etkisi konusunda panik atakların devam etme riskine karşı tartılmalıdır.

Reçeteli ilaç kullanılmadan tedavi uygulanan panik ataklardan nasıl kaçınacağını merak eden insanlar için doğal ilaçlar bir seçenek olabilir. Kava içeren şifalı bitki takviyeleri, hafif ila orta şiddetli panik bozukluğu olan bazı insanlar için yararlı olduğu keşfedilse de, araştırma verileri halen birçok hekimin kediotu veya çarkıfelek bitkisi gibi diğer doğal ilaçlarla tedaviyi önermesi için çok sınırlı olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, herhangi bir diyet takviyesi alırken dikkat edilmelidir çünkü takviyeler kalite, içerik veya etkinlik açısından düzenlenmemektedir.

Panik bozukluğu tedavisinde psikoterapi bileşeni en az ilaç kadar önemlidir. Aslında, araştırmalar, tek başına psikoterapinin veya ilaç ve psikoterapi kombinasyonunun, panik atakların uzun vadeli tedavisinde tek başına ilaçtan daha etkili olduğunu gösteriyor. Kaygının üstesinden gelinirken, bilişsel davranışçı terapi hem yetişkinler hem de çocuklar için etkili bir psikoterapi biçimi olarak kabul edilmektedir. Bu psikoterapi şekli panik bozukluğu olanlara, panik belirtileri güçlendiren ve bireysel olarak, grup terapisinde, partner yardımlı terapide ve hatta internet üzerinden yapılabilecek online terapide, irrasyonel düşünce ve davranışları belirlemek ve azaltmak için yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Kaygı düzeyini azaltmak için sıklıkla kullanılan davranış teknikleri arasında gevşeme teknikleri (nefes alma teknikleri veya yönlendirilmiş görüntüler gibi) ve panik bozukluğu rahatsızlığında önceden kaygı yaratmış durumları yaşatan maruz kalma sayılabilir. Anksiyete sahibi kişilerin semptomların oluşmasına katkıda bulunabilecek duygusal güçleri (panik odaklı psikodinamik psikoterapi) nasıl ele alacağını anlamalarının, panik bozukluğu olan bir kişinin anksiyete atağının nasıl önleneceği ya da sakinleştirilmesinin öğretilmesinde etkili olduğu bulunmuştur. Panik atak başladıktan sonra azaltmak veya durdurmak için sakinleşmeyi öğrenmek gerekir.

Panik bozukluğu olan kişilerin nasıl başa çıkılacağını öğrenmek ve tedaviyi daha etkili hale getirmek için yapabilecekleri de vardır. Alkol ya da kafeinli içecekler veya yasadışı uyuşturucular kullanan maddeler panik atakları kötüleştirebileceğinden, bunlar önlenmelidir. Panik ataklarını önleme veya yönetmeyle ilgili diğer ipuçları arasında, derin nefes alma, masaj terapisi ve yoga gibi aerobik egzersiz ve stres yönetimi tekniklerine yer verilmesi de bulunmaktadır; çünkü bu kendi kendine yardım faaliyetlerinin, panik atak sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olduğu bulunmuştur. Birçok kişi panik ile ilişkili hiperventilasyona maruz kaldıklarında bir kağıt torbaya solumak gibi teknikler kullanıyor olsalar da, kişinin semptomları iyileştireceğine olan inancı bunda etkili (plasebo etkisi) olabilir. Ayrıca, birisi zaten sorunlu nefes aldığında bir kağıt torbaya solunum yapmak, bir astım krizi veya kalp krizi gibi oksijen yetersizliğinin koşullarından kaynaklandığında daha da kötüleşebilir.

Panik bozukluğu olan insanlar, diğer duygusal sorunlar için de tedaviye ihtiyaç duyabilirler. Depresyon genellikle alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi panik bozukluklarla ilişkilendirilmiştir. Neyse ki, uygun tedaviyle, panik bozukluğuyla ilişkili olan bu problemler, panik bozukluğunun kendisi gibi etkili bir şekilde aşılabilir.
Ne yazık ki, panik atak geçiren birçok kişi uygun tedaviyi aramamakta veya almamaktadır.

Tedavi edilmeyen panik atakların komplikasyonları nelerdir?

Tedavi edilmezse, panik ataklar aylar ya da yıllarca tekrarlar. Genellikle semptomlar genç erişkinlikte başlarken, bazı insanlarda hayatın erken ya da geç dönemlerinde ortaya çıkabilir. Panik atakların devam etme ve diğer zihinsel hastalıklara dönüşme belirtileri komplikasyonları arasında, özellikle evden ayrılma (agorafobi) ve sosyal durumlardan kaçınma gibi belirli irrasyonel korkular (fobiler) olabilir. Diğer muhtemel komplikasyonlar, depresyon, iş veya okul sorunları, intihar düşüncesi veya eylemleri, maddi problemler ve alkol veya diğer madde bağımlılığını içerebilir.

Tedavi edilmeden bırakılırsa, kaygı, kişinin yaşamının panik ataklardan ve bunları önleme veya gizleme girişimlerinden ciddi olarak etkilenen noktaya kadar kötüleşebilir. Aslında, birçok kişi arkadaşları ve aileleri ile ilgili sorunlar yaşıyor, okulda başarısız oluyor ve bu durumla baş etmek için mücadele ederken işlerini kaybediyor. Ataklarda kendiliğinden gelişme dönemleri olabilir, ancak kişi bu semptomlara yardımcı olacak tedavileri almadıkça panik ataklar genellikle kaybolmaz.

Panik bozukluğun prognozu nedir? (Hastalığın sonucunu tahmin)

Çoğu zaman, psikoterapi ve ilaç kombinasyonu panik bozukluğun tedavisinde iyi sonuçlar verir. İyileştirme genellikle iki il üç ayda fark edilir. Böylece, panik bozukluğu için uygun tedavi, panik atakları önleyebilir veya en azından ciddiyetini ve sıklığını azaltabilir ve hastalığa yakalanmış insanların% 70-90’ına önemli bir rahatlama getirir. Değerlendirilen ancak bu durum için tedavi edilmeyenlerin% 18’inden fazlası, iki yıldan daha az bir sürede nüksetme eğilimi gösterir.

Panik atakları önlemek mümkün müdür?

Bunları yaşayanlar için panik atakları önlemenin etkili araçları, alkol veya kafein, diyet hapları veya kokain tarzı uyarıcılar gibi panik tetikleyicilerinden kaçınmayı içerir.

Psikolojik Danışmanlık İçin Gsm: 0505 495 4727
Yazar Hakkında
Toplam 13 yazı
Yusuf BAYALAN
Yusuf BAYALAN

Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN, İstanbul Bakırköy ve Beylikdüzü’nde ofis ortamında hizmet veriyor. Aynı zamanda online danışmanlık hizmeti de veriyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Arama Yap