Filofobi (Aşık Olma / Sevilme Korkusu) Nedir?

Çoğu insan hayatını paylaşacak ve onları sevgi ve şefkate boğacak birilerini arayarak yaşar. Bununla birlikte, bazılarımız bu tip duygusal bağlılıklardan kaçınır. Onlar için sevgi ve bağlılık; mutluluk ne neşeden ziyade büyük bir anksiyete kaynağıdır. Bu mantıksız ve nedensiz sevme ve sevilme korkusuna filofobi denir.

Kelimenin kökeni Yunancada “sevmek” ya da “sevgili” anlamına gelen “filos”tur. Filofobi olan bir insan romantik ilişkinin yanı sıra her türlü bağlanma ve duygusal ilişkiden kaçınır. Aşktan duyulan bu korku duygusal bir engel teşkil etmez, ancak fiziksel belirtilere sahip olabilir ve kişinin yaşamı boyunca anlamlı ilişkilerden kaçmasına neden olabilir. Filofobi en ilginç fobilerden biri olarak görülmektedir. Hoş, filofobiden muzdarip olduğu düşünülen en ünlü tarihi vakalardan biri de 16. Yüzyıl İngiltere kraliçesi I. Elizabeth’tir. Evliliğe ramak kalan birkaç ciddi ilişkisi olmuştur ama hiçbir ilişkisnin o noktayı geçmesine izin vermemiştir. “Bakire Kraliçe”nin kendine dalkavukluk etmek isteyen seçkin erkeklerden oluşan uzun bir listesi vardır. Ancak, o hiçbirini istememiştir. Hatta “Evli bir kraliçe olmaktansa bekar bir dilenci olmayı tercih ederim.” diye ünlü bir sözü bile vardır. O dönemlerde kadınlar başkalarına muhtaçtır ve ikinci plana atılmışlardır ancak Kraliçe Elizabeth buna izin vermemiştir. Birçok yönden oldukça güçlü bir kadındır ama görünen o ki aşk ve evlilik onu korkutmaktadır.

Filofobinin Sebepleri Nelerdir?

Diğer fobiler gibi, filofobinin de çeşitli birçok sebebi vardır. Travmatik, olumsuz bir deneyim bu korkunun kökeni olabilir. İnsanlar Kraliçe Elizabeth’in korkusunun sebebinin annesi Anne Boleyn’in babası Kral 8. Henry tarafından aşk uğruna öldürüldüğünü görmesinden kaynaklandığını düşündü. İstemediği “sorunlu” eşlerinden kurtulmak onun için sorun değildi. Ayrıca, çocukken ebeveynlerin boşanmasına, kavgalarına ya da aile içi şiddete tanık olunması yetişkinlikte filofobiye sebep olabilmektedir. Hatta aşk hayatında ve ilişkilerinde sorunlar yaşayan ve üzülen birine şahit olmak bile aşk düşüncesinden huzursuz olmaya yol açabilir.

Filofobiye aynı zamanda kültürel veya dini nedenler de sebep olabilir. Bazı kültürler veya dinler, kadınlar ve erkekler arasındaki ilişkileri, eşcinsel çiftleri veya herhangi bir romantik bağı yasaklar. Bu inançlar bazen o kadar körü körüne olur ki uymayanları şiddetle tehdit edebilirler. Bu nedenle, sevgi veya evlilik düşüncesinin aileleri ve toplulukları tarafından bu normlara ve kurallara tabi olan kişiler arasında büyük bir endişe ve paniğe neden olması şaşırılacak bir şey değildir.

Reddedilme ya da ayrılma korkusu da, filofobi hastalarının ilişki kurmalarını engelleyebilir. Bu durumlardan birinin getirdiği utanç, birinin bir bağ kurmasını ve sevgiye izin vermelerini önlemek için yeterli olabilir. Ayrıca, eğer bir kişi daha önce depresyon ya da anksiyete yaşamışsa, özgüven eksikliği ve olumsuz zihniyet nedeniyle bu fobiye daha fazla eğilimli olabilir.

Filofobinin Belirtileri Nelerdir?

Filofobi kendini çeşitli şekillerde gösterebilir. Bazıları kendilerini başkalarına açmaktan, birileriyle yakınlaşmaktan veya herhangi bir ilişki kurmaktan kaçınır. Diğerleriyse ilişki kurabilir ancak endişeleri onları, ilk etaptaki reddedilme korkusu döngüsüne kapılıp, aşırı sahiplenici olmak veya insanları kendilerinden uzaklaştırmak zorunda bırakabilir. Çoğu kişi normal yaşama geri dönebilir ve başka bir ilişki aramayı başarabilir; ancak filofobiye sahip bir kişi kendisini bu döngüde sıkışmış gibi görür ve psikolojik durumları onları diğer insanlardan uzak tutabilir.

Fiziksel belirtileri şöyledir:

  • titreme
  • ağlama
  • düzensiz kalp atışı
  • bulantı
  • nefes darlığı
  • aşırı terleme
  • uyuşma
  • yerinde duramama
  • göğüs ağrısı
  • bayılma

Aşırı kaçınma davranışı herhangi bir fobinin işaretidir, bu nedenle filofobiden muzdarip bir kişi, ilişki kurma, evlilik (diğer insanların evliliğinden bile) park ve sinema salonları gibi çiftlerin olması muhtemel yerlerden kaçınacaktır. Bu sıkıntı, filofobi olan bir kişinin kendisini izole hissetmesine ve diğer insanlardan kopmasına neden oalbilir.

Filofobinin Tedavisi Nasıl Olur?

Filofobi de dahil olmak üzere, fobiye sahip kişiler için her zaman çözüm vardır. Eğer biri yukarıdaki belirtilerden muzdaripse tedavi aramak biriyle bu konuda konuşmak kadar kolay olacaktır. Seçici serotonin alım inhibitörleri (SSRI’lar) ve monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’lar) gibi anti-depresan ilaçlar, bazı durumlarda, filofobi ile ortaya çıkan ciddi fiziksel ve duygusal belirtilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilişsel Davranış Terapisi (BDT), çoğu fobi için en popüler ve etkili tedavi olarak görülmektedir. BDT’nin amacı, anksiyete için en önemli sebep olabilecek temel düşünceleri ve imgeleri tanımak ve kişinin bu düşünce ve duygulara bakışını değiştirmek ve bunu olumlu hale getirmektir. Maruz bırakma terapisi ya da sistematik desensitizasyon , özellikle sanal gerçeklik filofobiklere yardımcı olmaktadır. Kişinin önünde, romantik durumları taklit bir sahne hazırlanır ve sonunda, kişinin düzenli maruz kalma seansları ile aşka karşı anksiyetesinin azaltılması mümkün olur. Hipnoterapi, aşkla olan olumsuz ilişkileri ortadan kaldırarak bir miktar başarı gösterdi ancak hipnoterapistler kontrolü tam olarak ele alamadığı için zor olabilmektedir. Nöro-linguistik programlama (NLP), duygusal davranışları kendini farkındalık, dil ve davranış kalıplarından değiştirmeye çalışan, tartışmalı bir psikoterapi yöntemidir. NLP, hipnoterapi ile kombine edilebilir, ancak geleneksel olarak tedavide kullanılmaz.

Alternatif Ruh Sağlığı Terapisi

Kraliçe I. Elizabeth’in ve filofobiden muzdarip herhangi birinin yaşadığı duygusal mücadele birbiriyle ilişkilendirilebilir. Birçok çelişkili duyguyu aynı anda yaşarlar. Filofobik kişiler aşk, bağlılık ve sevgi istese de duygusal kontrolü bir türlü elden bırakamazlar. Bu kadar zihinsel çatışmayla filofobiden muzdarip insanların bir ilişki yaşamaları elbette zordur. Bunun onların hatası olmadığını unutmamak ve ilişkilerinde bizim gibi mutlu olmalarına yardım etmek önemlidir!

Psikolojik Danışmanlık İçin Gsm: 0505 495 4727
Yazar Hakkında
Toplam 13 yazı
Yusuf BAYALAN
Yusuf BAYALAN

Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN, İstanbul Bakırköy ve Beylikdüzü’nde ofis ortamında hizmet veriyor. Aynı zamanda online danışmanlık hizmeti de veriyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Arama Yap